reklam
Google News

İSTANBULENSİS ŞİİR FESTİVALİNDE BALKAN ESİNTİLERİ İLE DEVAM ETTİ

Son Güncelleme :

24 Ekim 2019 - 13:21

/ 12859 kez okundu.
İSTANBULENSİS ŞİİR FESTİVALİNDE BALKAN ESİNTİLERİ İLE DEVAM ETTİ

Balkan esintileri temasıyla şiir sevenleri kavuşturan istanbulensis şiir festivalinin  2. günü Orhangazi Anadolu İmam Hatip Lisesinde Sıddık Ertaş moderatörlüğünde yapıldı.

Cemalettin Latic, Talip Işık ve İbrahim Aslan’ın katılımıyla yapılan programda;

Moderator; Sıddık ertaş’ın Kur’an şiir ve edebiyata nasıl bakıyor? sorusuna Cemalettin Latic; “Öncelikle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Kur’an ve edebiyatın ilişkisi ve bağlantısını düşünürsek önce şunu söylememiz gerekir ki kuranda bir tane sure var adı da şuara yani şairler. Allah cc. bu surenin son ayetinde şöyle buyurmuştur; şairlerden iki tane vardır oda birisi kötü olan ve insanları kötülüğe sevk edenler allah onları sevmez ve şairler mantar gibidir. Zehirli mantarı da var, lezzetli mantarı da var. Eğitime devam edildikçe gelişiriz edebiyat mantarına karşı daha dikkatli olun şeytana götüren şair ve ozanlara özen göstermeyin.

 

Yunus Emre, Mehmet Akıt, Necip Fazıl, Sezai Karakoç gibi şairlere ve diğer yazarlara kIsaca Allaha, dine karsi olmayan her inançtan şaire saygı duyulmalı. Ne kadar büyük bir şair de olsa kuranı kötüleyen bir eser yazıp kötüleyemez. Kur’an’ın uyumu o kadar kalbe iner ki insan başka bir şeyden ondan etkilendiği kadar etkilenmez.” şeklinde cevapladı.

 

Moderator Sıddık Ertaş, Talip Işık ile Üniversite yıllarında yaşadığı anılarından bahsederek edebiyata ve şiire nasıl başladığını anlattı. Yazdığı bir şiirle alakalı Talip Işık ile yaşadığı bir anı dan bahseden Sıddık Ertaş, sohbet konu akışını Talip Işık’a bıraktı. Talip Işık: “İnandığımız yolda sebat ve kararlı olmalıyız. İnsan hayatına baktığımızda insanı olgunlaştıran ve öğretici olan zamandır. En güçlü silah fikirdir, kelimedir. Beka sorunumuz olduğundan bahsediyoruz terör belasını üzerimizden 40 yıldır atmaya çalışıyoruz. Son 100 yılda ülkemizdeki en büyük işgalin kültür işgali olduğunu görüyoruz. Kültür alanında verdiğimiz mücadele, sahada verdiğimiz mücadeleden daha önemlidir.

 

Şiir kurulan son cümle ve yazarın eylemidir. Arkasındaki tarih, kültür ve coğrafyanın özetidir.

Bosna işgal edildiğinde üniversite yeni bitmişti. İnsan duyarlılığını ve hasasiyetini ortaya koyuyor ve ben bosna şiirini o zaman yazdım.

 

Aydın kişiler toplumu aydınlık geleceğe  götüren kimselerdir. Şiir bayrak gibidir al bayrağımıza baktığımızda ne görürüz milletin yazdığı en güzel şiirsin o bayrağın ve şiirin arkasında bir hikaye ve bir tarih var. Barış Pınarı harekatı da ordumuzun yazdığı güzel bir şiir’dir.” diyerek sözlerini bitirdiği konuşması salonda alkışlar eşliğinde  duygusal anların yaşanmasına sebep oldu.

 

Moderatör Sıddık Ertaş’ın Şair olmak ve şiir yazmak zor mudur? Sorusuna hakkındaki Konuşmasına asker selamıyla başlayan İbrahim Aslan salondaki öğrenciler ve diger katilimcilar tarafından dakikalarca  alkışlandı; “Kimya mühendisi olmak için kimya fakültesi, doktor olmak için tip fakültesi bitirmek lazım ama şair olmak için sadece hissetmek gerekir. Şair olmak evrensel ve herkesi kucaklayan bir olgudur.

Biri güzel şiir okur, biri güzel şiir yazar, biri de sazıyla buna renk katar. İşte o zaman bu sevginin adı olur.” dedi.

 

Sultanbeyli’nin sevilen öğretmen ve Edebiyatçılarından olan Sıddık Ertaş’ın neşeli ve samimi moderatörlüğünde  yapılan program tüm katılımcılar tarafından dikkatle takip edildi.

 

Programa katılan şairler tarafından okunan şiirlerin ve öğrencilerin sorularını cevaplayan şairlerin konuşmalarından sonra çekilen hatıra fotoğraflarıyla program son buldu.

https://ibbhaber.istanbul/eisagogi-sta-xena-diadiktyaka-kazino-choris-epalithefsi-pou-leitourgoun-stin-ellada/