
Psikoterapinin yüz yüze olmak yerine, terapist ve danışanın seansı görüntülü konuşma üzerinden yürütmesine Online (Çevrimiçi) Terapi, Webterapi veya Teleterapi denir. Görüşme, terapist ve danışanın ortak hareket ederek, zamanı ve günü önceden belirlenmesiyle, Skype, Zoom.us gibi uygulamalar üzerinden yapılır
Teknolojinin gelişimi ve ve görüntülü konuşma imkanın artmasıyla birlikte Çevrimiçi Terapi uzun zamandır süre gelen bir uygulama olarak dikkat çekiyor. Fakat pandemi döneminde gelen kısıtlamalar ve covid-19 tehlikesiyle yüz yüze görüşme fırsatlarının yok olmasıyla, daha çok tercih edilir hale geldi. Evinde çocuğuna baktığı için evden çıkma fırsatı bulamayan, yaşadığı yerden uzak bir yere ikamet eden, tedavi sürecinde olduğu için dışarı çıkamayan, Yurt dışında yaşıdığı için kendi dilinde terapist bulamayan, Terapistlerden uzak oturan veya trafikte zaman kaybetmek istemeyenler için online terapi büyük bir fırsat haline bürünüyor. Aynı zamanda bekleme odasında görülme korkusu olanlar içinde online terapi daha cazip görünüyor. Zaman zaman terapistlerden online terapi desteği almak, yüz yüzeyle kıyasladığımızda daha ekonomik ve terapiyi karşılamakta zorlananlar için daha iyi bir seçenek gibi görünüyor.
Online Terapi’nin danışanlar ve terapistler tarafından yüz yüze sağlanamıyorsa ikinci bir seçenek olarak görülüyor. Oysa bu konuda yapılan çok sayıda araştırmada tekrar tekrar gözlemleniyor ki Online Terapi’nin yüz yüze terapi kadar etkili olabileceği, 2014 ‘de yapılan araştırmada ise depresyon tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi’nin online veya yüz yüze yapılmasının herhangi bir farkın olmadığını dile getirmişti. araştırma dahilindeki meta analize göre de İnternet Temelli Bilişsel Davranışçı Terapi depresyon ve aksiyete bozuklukları tedavisinde etkili ve pratik bir yöntem[2].
Bunun dışında danışanların memnuniyet seviyesinin de yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Aynı araştırma da, online terapinin yaklaşık olarak 8 kat zaman aldığını, bunun yüzünden daha fazla danışana ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Mindfulness (farkındalık) temelli müdahalelerin, internet yoluyla uygulandığı danışanlarda da oldukça etkili olduğunu gösteren araştırmalar var[3].
Online terapiyle psijolojik destek almak isteyen danışanlar şunu gözlemlemesini isteriz: seans süresi ve terapi zamanın uzunluğu yüz yüze görüşmeden ayrımsızdır. Terapist ile planladığınız seans saatinde evinizde veya kaldığınız yerde yalnız başınıza kalmanız, sizi kimsenin rahatsız edemiyeciği bir oda bulmanız gerekir. Terapanin sanal olarak yürütülmesi ışarıda, parkta, kafede olacağı anlamına gelmez. Hepimizin bildiği üzere seans sırasında insanlar kendileri için en özel anılarını, duygularını, düşüncelerini paylaşır. Konuşanlar her zaman danışan ve terapist arasında sır kalır. Danışan seans sürecinde farklı bir ortamda bulunuyorsa başka kişilerin buna tanıklık etmesi ve bu riskle birlikte endini terapiste rahatça açamaz. Bununla birlikte terapiden alınan verim düşerış mekanda, kalabalıkta olmasanız bile dikkatinizi dağıtacak uyaranlar olabilir. Kişilerin özel konularını korunmasını, hem terapistin hem de danışanın ilgisayar ve telefona virus bulaşmasına da engellemiş olur. Bağlantı kurarken, kesinlikle güvenli platformlar tercih edilmeli.
Büyük fotoğrafa baktığımız zaman onlonline terapi yüz yüze terapinin sanal ortamda video aracılığıyla yapılan halidir ve psikoterapi görmenin önüne geçen fiziksel bariyerleri kaldırır. Fakat terapi kimi danışanın bulunduğu imkanlara göre daha uygun olurken kimi insan için olmayabilir. Teknolojiyle çok ilgili olmayacak şekilde ileri yaştaki insanlar, güvenli internet bağlantısına erişimi olmayanlar, evinde birlikte yaşadığı diğer bireyler veya hayvanlardan dolayı gürültü olabileceğini düşünenler için alışık olduğumuz anlamda geleneksel terapi daha verimli bir seçenek olabilir. İntihar riski bulunan, psikozu olan veya bağımlılık durumları söz konusu olduğunda online terapi önerilen bir yol değildir.