
YARININ DÜNYASI BİR VİRÜSLE ŞEKİLLENİYOR
Silah tüccarlarıyla başlayan savaşlar yerini yıllar önce teknolojiye bırakmıştı bugün ise bir virüsün savaşsız, dünyayı alt üst ettiğini konuşuyoruz. Sahiden bir virüs mü bitirdi dünyayı? Süreç sonrası için ağır basan görüşlerden biri rekabetin giderek artacağını bir diğeri ise insanlar arası dayanışmanın daha da yükseleceğini savunuyor. Dünya ülkelerinin maske savaşları ve mevcut tavırlarına bakılırsa dayanışmanın artacağı falan yok! Piyasalar şekillenirken kritik sektörlerini en iyi koruyanlar ayakta kalabilecek ve dünya yine belirli bir güç ekseninde olmaya devam edecek.
Pandemi ile küresel bir bilinç oluştu mu? Buna kısmen katılabilirim. Dayanışma örneği zayıf kalsa da dünya için WHO, Birleşmiş Milletler gibi küresel kuruluşlarının önemi bir kez daha kanıtlandı. Tabi ki bu süreçte ABD, Çin, Türkiye gibi stratejik ülkeler koronavirüsle ilgili laboratuar çalışmalarını diğer ülkelere göre kısmen daha iyi yapıyor. Türkiye’nin bir yandan ülkesindeki vatandaşlara ekonomik yardım yaparken bir yandan ise çok sayıda ülkeye maske ve tıbbi destekte bulunması ise herkesim tarafından takdir edilen bir durum nitekim Çin’in salgında dahi ticari kafayla hareket ediyor olması bazı emareleri yorumlamak için kafi geliyor.
Girişte bahsettiğim piyasalar hususunda durmak önem arz ediyor çünkü kritik sektörlerin korunması demek, Covid-19 salgını sonrası erken toparlanmaya işaret eder yani salgını en az kayıpla atlatan bir ülkenin aynı zamanda kritik sektörlerini korumuş olması süreçten kazançlı çıkacağını açıkça gösterir. Sahiden bir virüs mü bitirdi dünyayı? dedik ya, evet bir virüs bu hale soktu! İster biyolojik oyun deyin, ister doğal akış, her ne derseniz deyin ama bir virüs nihayetinde bu tabloya getirdi ve buradan güçlü çıkacak olanlar da dediğim gibi kritik sektörlerini koruyanlar olacak. Tarım ve istihdamı da unutmayalım; Türkiye tarımda eski günlerine dönmeli ve ithalatı azaltmalıdır. İstihdam politikaları da yeniden gözden geçirilmeli ve tarımda azalan istihdam oranı da yeniden artırılmalıdır. Tarımdaki cerhten kurtularak yeni bir atılımla neden eski günlerimize dönmeyelim? Yani her işte olduğu gibi yine buranın temelinde de ekonomi yatıyor.
Ekonomik olarak da sınav veren ülkelerin imajını ne denli koruyup koruyamadığını virüs sonrası daha sağlıklı değerlendirebileceğiz. Türkiye olarak bizim bu süreci iyi bir politikayla atlatmamız şuan her şeyden daha önemli. Mevcut tedbirler ve önlemlerle virüse geç yakalandığımız bir gerçek ve başarı, bazı duyarsız vatandaşların ihmalkarlığıyla virüsün yayılımı artmış olsa da sokağa çıkma kısıtlamaları gibi uygulamalar önemli ve yerinde tedbirler, vatandaşlarda işi biraz daha ciddiye aldı. Kısıtlamaların sadece hafta sonu ve büyükşehirlerle kısıtlı kalmayıp yurt geneli uygulanması gerektiğini savunanlardanım.Yarının dünyası bir virüsle şekillenirken Türkiye yine bir tarihi sınavdan geçiyor. Ben başarılı bir not alacağımızı düşünüyorum yeter ki biraz daha sıkı ve ciddi tedbirler alalım ve bunlara uyalım.