DOLAR
7,5198
EURO
8,9827
ALTIN
412,84
BIST
1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
9°C
İstanbul
9°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Çok Bulutlu
13°C
Perşembe Yağışlı
9°C
Cuma Az Bulutlu
11°C

MHP düşmanları şaşkına dönecek!

MHP düşmanları şaşkına dönecek!
25.12.2018
A+
A-

Forumusa’da Pınar Işık Ardor’un MHP düşmanları şaşkına dönecek! Başlıklı röportajında Gündeme dair sorularını değerlendiren MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay bir birinden önemli açıklamalar da bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay yaptığı  açıklamalarla gündemden düşmeyen bir çok soru işaretini de ortadan kaldırmış oldu.

31 Mart’ta Türkiye sandık başına gidecek. Cumhur İttifakının tarafı MHP bu süreci nasıl okuyor? Neden ittifak içindeler? Hedefleri ne? Kimlere tepkililer? Sayın Devlet Bahçeli’nin elinde istihbarati bilgiler mi var? MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay yanıtladı.

Erkan Akçay: Milletimizin birliği, devletimizin dirliği, ülkemizin bütünlüğünden gayrı bir derdimiz yok. 50 yıllık siyasi tarihinde de bunu defalarca ispatlamış bir harekettir MHP. Bu nedenle 31 Mart yerel seçimlerinde de yine anketçileri, manşetçileri, MHP düşmanlarını şaşkına çevirecek bir oy oranıyla pek çok belediyede başkanlık kazanacak, MHP kaliteli ve tarafsız hizmet belediyecilik anlayışını Türkiye’nin her yerine taşıyacaktır.

Cumhur İttifakı mutabakatında memnuniyet seviyeniz nedir? Siz parti olarak hiç bir pazarlığa girmeyen partisiniz. Neden şartlarınız olmuyor?

“ Bu liste uzayıp gider ama bunların utanması bitmez ”

MHP’nin Cumhur İttifakına bir pazarlık süreci, koltuk davası olarak baktığını düşünmek çok büyük bir hata. 16 Nisan referandumundan önce de, 24 Haziran’dan önce de Cumhur İttifakını bir pazarlık sürecine indirgemeye çalıştı birileri. Dediler ki, “MHP şu kadar bakanlık alacak”; sonra baktılar bakanlık yok, bu sefer dediler ki “MHP şu kadar üst düzey kamu yöneticisi alacak”; o da olmayınca “MHP şu kadar rektör alacak” Bu liste uzayıp gider, ancak bunların utanması, sıkılması hiç bitmez. Şimdi de diyorlar ki “MHP’ye şu kadar belediye verilecek.” Bu varsayımla da MHP’nin yerel seçim ittifakına ilişkin beklentileri ve bunların gerçekleşme oranı ölçülmek isteniyor.

“ Cumhur ittifakı parti çıkarı ittifakı değildir ”

Cumhur İttifak sıradan bir seçim ittifakı ya da parti çıkarı ittifakı değildir. Cumhur İttifakı  “milletin bekasını” önceleyen, millet bekası üzerine inşa edilmiş her türlü siyasi mülahazanın üstünde bir ittifaktır. Cumhur İttifakı milli birlik ve dayanışma şuuru. Bu nedenle Cumhur ittifakını bir memnuniyet ya da memnuniyetsizlik suali üzerinden değerlendirmek bu ittifakın neden oluştuğunu bilmemek veya anlamamak manasına geliyor. Protokolündeki şu ifade çok önemli “Cumhur İttifakı, Türkiye’nin istiklâlini ve istikbâlini her şeyin üstünde tutan bir anlayışla, güçlü ve istikrarlı bir parlamento yapısının oluşturulması ve gelecek beş yıl içinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmesini temin etmeyi hedeflemektedir.”

“ Yeni kapı ruhuyla perçinlenen bir anlayışın sonucu ”

Cumhur İttifakı, özellikle 15 Temmuz hain FETÖ darbe ve işgal girişimi sonrasında millet ve vatan sevdalısı olanların her türlü siyasi beklenti ve çıkarı geride bırakarak oluşturdukları ve Yeni Kapı Ruhu ile perçinlenen bir anlayışın sonucudur. 

Millet bekası tehlikedeyse bunu birkaç belediye başkanlığına mı değişeceğiz?”

Bu nedenle Sayın Devlet Bahçeli’nin ifadesiyle bu ittifak bir al-ver anlayışı üzerinden değerlendirilmeyecek kadar değerli ve mühim bir birliktelik. Millet Bekası eğer tehlikedeyse bunu birkaç belediye başkanlığına mı değişeceğiz?  MHP, Türkiye’nin bekasını her siyasi düşüncenin üstünde tutmuş, milli konularda her zaman milli duruş sergilemiş, siyasi rotası hiç sapmamış, ilke ve ülkülerinde hiçbir kırılma yaşamamıştır. Bizim birinci derdimiz milletimizin birliği vatanımızın bütünlüğüdür. Başbuğumuz Alparslan Türkeş MHP’nin kuruluş felsefesini “milletimizin sahibi olduğu milli manevi varlıkları korumak, muhafaza etmek, devletimizin bekasına sahip çıkmak” şeklinde açıklamıştır. Bizim Cumhur İttifakındaki düsturumuz da budur.  MHP olarak siyasetin meşru zeminde yapılması gerektiğine inandık. Bu zemini siyasilerin altından almaya çalışan vesayet odaklarına, darbelere, ülkemizi kuşatmak isteyen emperyal güçlere, darbecilere,  Türkiye düşmanlarına karşı da daima milletin yanında yer aldık ve almaya da devam edeceğiz. Mesele bundan ibaret.  Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum ki, liderimiz Devlet Bahçeli’nin veciz ifadesiyle söylersek “önce ülkem, sonra partim sonra ben” ilkesiyle hareket ediyor; milletimizin, devletimizin bekasından daha önemli başka bir konu görmüyoruz.

24 Haziran seçimlerinde aldığınız oy bir kesim tarafından beklenmiyordu ama siz kendinizden çok emindiniz. Aynı rahatlık içinde misiniz?

“MHP düşmanları, üzerimizde toto oynuyor”

MHP düşmanı bir kesim var; bunlar her seçim döneminde MHP’nin ne kadar oy alacağına yönelik toto oynar. Akılları sıra anketler yaparlar, manşetler atarlar ve MHP’nin her seçim öncesi baraj sorunu olduğu yalanını söylerler. Bu anketlerin hiçbirinin gerçekten milletle irtibatlı olmadığını her seçim sonunda MHP’nin aldığı oylar neticesinde görürler, hüsrana uğrarlar, ne diyeceklerini bilemezler. Abuk sabuk açıklamalarla yanıldıklarını kabul etmek yerine bahaneler uydururlar, hatta yüzleri dahi kızarmaz.

“MHP karşıtı cephe sadece anketçiler değil,  bir de bunların kayığına binen siyasetçiler var.”

Medeni bir şekilde MHP’den, ülkücülerden özür bile dilemezler.  Anket firmalarının çoğunun spekülatif anketler yaptığını, yönlendirmeye dönük anket çalışmalarıyla MHP üzerine oyun oynadıklarını her seçimde görüyoruz. Ancak MHP karşıtı cephenin sadece anketçilerden oluştuğunu söylemek eksik kalır; bir de bunların kayığına binen siyasetçiler var. 31 Mart seçiminde de aynı şeyi yapacaklarından kuşku yok.

“31 Mart’ta MHP düşmanları şaşkına dönecek”

CHP sözcüleri MHP’nin belediyeleri kaybedeceğini, elindekileri dahi tutamayacağını iddia ediyorlar. Biz de diyoruz ki, bizim anketlerle, manşetlerle işimiz olmaz. Bizim tek gönül bağımız yüce Türk milletiyle. Milletimiz feraset sahibidir, sandıkta kime nasıl oy kullanacağını da çok iyi bilir. Özellikle şunu çok daha iyi görüyoruz ki, Türk milletinin en çok güvendiği parti MHP’dir,  en çok güvendiği siyasi lider de Sayın Bahçeli’dir. Çünkü biz hiçbir menfaat gözetmeksizin “önce ülkem ve milletim” şiarıyla siyaset yaparız. Milletimizin birliği, devletimizin dirliği, ülkemizin bütünlüğünden gayrı bir derdimiz yok. 50 yıllık siyasi tarihinde de bunu defalarca ispatlamış bir harekettir MHP. Bu nedenle 31 Mart yerel seçimlerinde de yine anketçileri, manşetçileri, MHP düşmanlarını şaşkına çevirecek bir oy oranıyla pek çok belediyede başkanlık kazanacak, MHP kaliteli ve tarafsız hizmet belediyecilik anlayışını Türkiye’nin her yerine taşıyacaktır.

Millet ittifakını takip ediyorsunuz. Rakibinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

“ Millet ittifakı değil zillet ittifakı ”

CHP+HDP+İP’in oluşturduğu bir ittifak bu. Millet İttifakı değil zillet ittifakı diyoruz buna. Bu ittifak maalesef sadece konjonktürel ittifak. Menfaat çetesi bile diyebiliriz. Milletvekili olmak, belediye başkanı olmak, ya da iktidara nasıl zarar veririz derdinden başka derdi olmayan, milletin gerçeklerinden kopuk bir ittifak. Derme çatma, her türlü pazarlığa her türlü Güneş Motel olayına açık, siyasi ahlaktan yoksun anlayışla hareket eden bir ucube ittifaktan bahsediyoruz. İçinde Demirtaş sevdalısını da, Nato’cusunu da bulabileceğiniz, Almanya’da Türkiye düşmanı vekillerle poz veren,  yamalı bohça türünden bir oluşum. Oy almak için kimi zaman “HDP’yi Kürt siyasi hareketi olarak” niteleyen, kimi zaman “Andımız” meselesi üzerinden millilik taslayan, kimi zaman Türkiye’yi mozaiğe benzeten, kendilerinin de ne olduklarını bilmedikleri bir oluşum.

“31 Mart’ta yapılacak olan sadece bir yerel seçim değildir.”

Zillet İttifakı 24 Haziran’ın rövanşını alma güdüsüyle hareket ediyor. Bunu yaparken Cumhur İttifakı karşısındaki herkesle işbirliği istiyorlar. İttifakın çerçevesine bakın. ŞER İttifakı Kandil mağaralarından Pensilvanya malikânelerine, Washington koridorlarından Brüksel kulislerine kadar geniş bir alanda gidip gelecek gibi görünüyor. Bu süreçte Zillet İttifakı öncüsü CHP ile yeniden hareketlenmiştir. Ne hikmet ki, 24 Haziran sonrasında başarısızlıklarına CHP ile hareket etme kılıfı dikmeye çalışan İP ve diğerleri yine büyük bir hevesle ŞER ittifakı masasında bir araya geldiler.  Yolların sevdalısı Sayın Kılıçdaroğlu bir İP Genel Merkezinde, bir Saadet’te, bir HDP’li Ahmet Türk’le… Zillet İttifakı Sayın Kılıçdaroğlu’nun yolculuklarıyla yeniden inşa edilmek isteniyor. Son günlerde özellikle CHP’nin bazı il teşkilatlarından Genel Merkez yönetimine ve İP ittifakına çok ciddi eleştiriler yükselmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu haberler bile ŞER İttifakının nasıl bir birliktelik olduğunu göstermektedir. Sanki siyaset at pazarlığı, sanki belediyeler onların paylaşıma girecekleri birer tımardır.  Bu husus milletimizin iradesine en büyük saygısızlıktır. Türk milleti bu saygısızlığı affetmeyecektir. Sonuç olarak, 31 Mart’ta yapılacak olan sadece bir yerel seçim değildir. Zillet ittifakının başta üç büyük şehir olmak üzere ülke genelinde öne geçmesi, beraberinde kaosu da getirir. Kimse aklımızla alay etmesin. Her şey ispatlı şahitlidir. CHP, İP ve HDP aynı oyunun içindedir. MHP varlık sebebine uygun olarak, bu oyunu bozmuş, bu ihtimali ortadan kaldırmıştır.

Türkiye’de Fransa’da yaşanan protestoların bir benzeri yani Gezi olayları gibi bir oluşum bekliyor musunuz? Sayın Bahçeli’nin söylediği 1 Nisan sabahına ilişkin sözleri bir istihbarat mı içeriyor?

“ Gezi’de vatandaşlarımızın protestosu terör örgütlerinin devreye girmesiyle siyasi bir proje haline geldi ”

Başlangıcına baktığınızda Fransa olaylarıyla Gezi kalkışması arasında dikkat çekici benzerlikler var. Gezi kalkışması İstanbul Taksim’de 4-5 ağacın taşınmak üzere yerinden sökülmesine tepki olarak başlamış, yavaş yavaş tüm Türkiye’ye yayılan eylemlerle bölücü ve aşırı sol terör örgütler meydanlara çıkmıştır. Vatandaşlarımızın protestosu zamanla terör örgütlerinin devreye girmesiyle siyasi bir proje haline gelmişti.

 Fransa’da da başlangıçta akaryakıt zamlarıyla tırnak içinde söylüyorum, masum bir hareket olarak başlayan protestolar dış etkenlerle, provokasyonlarla ve özellikle sosyal medyada yayılan yalan haberlerle bir isyan provası haline geldiğini görmek gerekmektedir. Yani Fransa’da sorun tek başına ekonomik kriz veya zamlar değildir.

“ Elbette haklı ve meşru talepleri hukuk içinde kalarak duyurmak en temel sosyal ve siyasi haklardan birisidir ”

 Elbette bizim için gösteri yapmak, miting yapmak, haklı ve meşru taleplerini hukuk içinde kalarak duyurmak en temel sosyal ve aynı zamanda siyasi haklardan birisidir. Ancak mesele terör boyutuna ilerledikçe bu hareketleri kabul etmemiz mümkün değildir. Çünkü eğer bir gösteride veya mitingde vatandaşların can ve mal güvenliği tehdit ediliyorsa, kamu malları yakılıp yıkılıyorsa, yalan haberlerle insanlar sokaklara dökülmeye çalışılıyorsa, meydanlar terör örgütlerinin güdümüne girmişse dikkatli davranmak gerekiyor.

“ Fransa olaylarını türkiye’ye sıçratma gayretindeler”

 Geçmişin acılarından ders almayanlar, sokaklarda terörün kol gezmesinden rahatsız olmayanlar Fransa olaylarını Türkiye’ye sıçratma gayretindeler. Türkiye’yi karıştırmak isteyen Türkiye düşmanı çevreler her zaman oldu,  bundan sonra da olacaktır. Gezi benzeri olayların yaşanmasını arzulayan gayri milli unsurlar da tetikte ve Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için her fırsatı kollamaktalar. Bunu genel başkanımız da ifade etti ve açık bir dille uyardı. Bu olay sadece Fransa’daki sarı yelekliler olayı da değildir, küresel bir operasyonun da olduğu, AB ordusu gibi bir düşüncenin dile getirilmesinden sonra bu tarz ayaklanmaların Avrupa’nın pek çok yerine sıçradığı da ifade ediliyor.  Bu büyük küresel oyunların hedefinde tabii ki Türkiye de olabilir. Biz bundan iki yıl önce bu küresel emperyallerin taşeronluğunu yapan FETÖ kalkışmasını yaşamadık mı? Bugün yine maalesef içimizde hala Gezi heveslilerinin olduğunu da görüyoruz.

“ CHP liderinin sokak çağrısı çok tehlikeli açıklamadır ”

 Özellikle Meclisin 2’nci büyük partisi milletvekillerinin sosyal medya paylaşımları, Türkiye’ye dönük göndermeler, CHP liderinin sokak çağrısı gerçekten çok yanlış, çok tehlikeli açıklamalardır. Türkiye’nin özellikle dışarıdaki terör örgütlerine içerideki ihanet şebekelerine karşı giriştiği böyle büyük bir mücadele sırasında CHP’den sorumlu olması beklenirdi. Maalesef yine aynı sorumsuz davranışlarla iktidar gitsin Türkiye ne olursa olsun anlayışının hakim olduğunu görüyoruz. Ancak devletimiz bu konuda tecrübeli. İstihbarat birimlerimizin her ihtimale karşı gerekli önemleri aldığını düşünüyorum.  Türkiye’de yeni bir Gezi kalkışmasına ne devletimiz ne de bu ülkenin vatansever insanları müsaade eder. Milletimizin feraseti, devletimizin azameti bu tarz çapulcuların hakkından fazlasıyla gelir. Yeter ki bağımsız, güçlü bir devletin ne kadar değerli olduğunu unutmayalım.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

İhbar Hattı